
Adapazarı Belediye Başkanı Mutlu Işıksu, hakkında gündeme gelen iddiaların ardından AK Parti Genel Merkezi Tarafından kesin ihraç talebi ile Disiplin Kurulu'na sevk edildi. Adapazarı'nda basın mensupları ile bir araya gelen Başkan Işıksu, açıklamalarda bulundu. Ortaya atılan iddiaların planlı bir kumpas olduğunu söyleyen Işıksu, sürecin devam ettiğini belirterek elinde deliller bulunduğunu belirtti. Ayrıntılar
Geçtiğimiz günlerde bir boşanma davasıyla ilgili gündeme getirildikten sonra ulusal basında yer alan iddiaların ardından AK Parti Merkez Yürütme Kurulu, Adapazarı Belediye Başkanı Mutlu Işıksu'yu kesin ihraç talebiyle disiplin kuruluna sevk etti.
Türkiye gündeminde yankı bulan konuyla ilgili AK Parti cephesinden henüz resmi bir açıklama yapılmazken Belediye Başkanı Mutlu Işıksu Adapazarı'nda düzenlediği basın toplantısında açıklamalarda bulundu.
BAŞKAN IŞIKSU İDDİALAR HAKKINDA KONUŞTU!
Düzenlenen basın toplantısında hakkındaki iddialara cevap veren ve Genel Merkez tarafından Disiplin Kurulu'na hakkında gönderilen Kesin İhraç Talebi ile ilgili konuşan Işıksu "Hakikat er ya da geç ortaya çıkacak. İnanan herkes dedikoduyla değil, hakikatle yürümelidir. Alnımız ak, başımız diktir." dedi.
BAŞKAN IŞIKSU'NUN AÇIKLAMASINDAN SATIR BAŞLARI;
Gizlilik ve yayın yasağı olan dosya hakkında gerçek dışı ifadeler kullanıldı. Benim yaptığım şey, şahsıma yönelik tehdit ve şantajlarla ilgili hukuka başvurmaktır.
Ancak herkes şunu bilsin ki şantaj ve tehditle karşılaştığım anda suç duyurusunda bulundum. Kaçmadım, saklanmadım. Ben de sizler gibi bu haberleri sosyal medyadan öğrendim. Ben AK Partiliyim, yaptıklarım ortadadır. Liderimizin kararı hangi yönde olursa olsun kabulümüzdür. Allah var, gam yok.
Sormamız gerekenler şunlardır: Bu kurguyu kim yaptı, kim planladı, nerelerde hangi operasyonları yaptı? Süreç nasıl yürütüldü? İsim isim, kanıtlarıyla kayıtları var. Hiçbir şey gizli kalmaz, biliyorsunuz. Vakti geldiğinde herkes öğrenecek. İddiası olan herkesin adresi sosyal medya değil, yargıdır.
Algı üretmek yerine yargıya gitmek gerekir. Nihai söz bağımsız Türk yargısına aittir. Biz bu şehre hizmet için buradayız. Algı operasyonuyla yolumuzdan dönecek değiliz.
Hakikat er ya da geç ortaya çıkacak. İnanan herkes dedikoduyla değil, hakikatle yürümelidir. Alnımız ak, başımız diktir.
Ses kayıtları ortadadır, şahitli ve ispatlı şantaj belgeleri ortadadır. A4 kağıdına yazılmış mesajlaşma iddiaları doğru değildir. Parti içinde şahsıma muhalif bazı isimlerin yaydığı yazışma görüntüleri doğru değildir; kurgulanmış bir yazışma dolaşıma sokulmuştur.
Parti içinde birçok kez kurgu ve kumpaslarla karşılaştım. Ama hep alnımızın akıyla çıktık. Bugün bu derece pervasızca olanıyla ilk kez karşılaşıyorum. Sadece şahsıma değil, aileme ve bana inananlara yönelik bir iftira söz konusudur.
Ben susmayacağım, geri adım atmayacağım, gerçeği sonuna kadar ortaya koyacağım. Bu karanlığı ortaya atanlar ve büyütenler gerçekle yüzleşecekler.
Şantaj yapmaya gelen şahsın, belediye özel kalemine girişinin görüntüleri mevcuttur.
Bu süreçte ilk suç duyurusunda bulunan bizzat şahsımdır. Hepimiz bu milletin evlatlarıyız. Böyle bir şey başımıza geldiği zaman para peşine mi düşülür? Aile her şeydir.
Para alıp paylaşıyorlar. Dava açmıyorlar, benim suç duyurusunda bulunmamı bekliyorlar. Bu millet, ferasetiyle doğruyu yanlıştan ayırır. Ben her gece yastığa başımı koyduğumda, kendi evlatlarım kadar bu milletin evlatlarını düşünerek yaşadım. Hakikat er ya da geç ortaya çıkar; geriye yalnızca temiz bir vicdan ve başı dik bir duruş kalır. Allah var, gam yok.”






