BIST 100
11.482,60 1,32%
DOLAR
50,1497 0,09%
EURO
55,9304 -0,72%
GRAM ALTIN
6.556,39 -0,60%
BITCOIN
75.778,00 -0,06%
FAİZ
39,49 0,28%
GÜMÜŞ GRAM
83,81 0,09%
GBP/TRY
67,1077 -0,65%
EUR/USD
1,1143 -0,68%
BRENT PETROL
97,05 -0,34%
ÇEYREK ALTIN
10.719,70 -0,60%
Sakarya Parçalı Az Bulutlu
Sakarya hava durumu
9 °

Emeğin hakkı, emeklinin onuru!

kenan-catalbas-emeklinin-hakki-1
irfanaperatif980x150.gif ustalar.gif resim yükleresim yükle cagan-final.gif

Türkiye’de yıllarca çalışan, üreten, alın teri döken ve vergisini ödeyen milyonlarca insan aynı soruyu soruyor:

Neden çalışırken geçinemiyoruz, emekli olduğumuzda neden daha ağır bir geçim mücadelesi veriyoruz?

Siyasetin cevap vermesi gereken temel sorulardan biri budur.

“İyi Gelecek İçin Emek Çalıştayı”dan kamuoyuna yansıyan sonuç bildirgesi, çalışma hayatının biriken sorunlarını yeniden gündeme taşıdı.

Sendikal haklar, ücret adaleti, emekli aylıkları, vergi yükü, genç işsizliği ve kadınların çalışma hayatında karşılaştığı güçlükler…

Bunların her biri, milyonlarca insanın günlük hayatına doğrudan dokunan meseleler.

Ancak bir çalıştayın değeri, yalnızca sorunları sıralamasıyla ölçülemez. Asıl önemli olan, ortaya konulan önerilerin uygulanabilir politikalara dönüşmesidir.

Çünkü vatandaş artık derdinin anlatılmasını değil, çaresinin bulunmasını bekliyor.

Çalışan geçinemiyor, emekli huzur bulamıyor

Bugün çalışan da emekli de aynı hesabı yapıyor:

Bu gelirle ay sonu nasıl gelecek?

Ücretli, maaşını zorunlu giderlere yetiştirmeye çalışıyor. Emekli, yıllarca ödediği primlerin karşılığında nasıl bir hayat yaşayabildiğini sorguluyor. Gençler ise eğitimlerini tamamladıktan sonra güvenceli bir iş bulmanın yollarını arıyor.

Emeklilik, uzun bir çalışma hayatının ardından insanın huzur bulacağı bir dönem olmalıdır. Oysa pek çok emekli için yeni bir geçim mücadelesine dönüşmüş durumda.

Bu nedenle tartışmayı yalnızca “Emekli aylığı kaç lira oldu?” sorusuna sıkıştırmak yeterli değildir.

Asıl soru, o aylıkla ne alınabildiği ve nasıl yaşanabildiğidir.

Kira, gıda, sağlık ve ulaşım giderlerini karşılamakta zorlanan bir emekliye, yalnızca maaşındaki artış üzerinden refah anlatılamaz.

Emekli aylığı bir lütuf değil, yıllarca verilen emeğin ve ödenen primlerin karşılığıdır.

İnsanların temel ihtiyaçlarını karşılayabildiği, kimseye muhtaç olmadan yaşayabildiği bir emeklilik düzeni, sosyal adaletin gereğidir.

Vergide adalet, bordroda başlamalı

Çalıştayın önemli başlıklarından biri de vergi adaleti.

Devletin kamu hizmetlerini sürdürebilmesi için vergiye ihtiyacı vardır. Ancak bu yükün, vatandaşın ödeme gücü gözetilerek dağıtılması gerekir.

Ücretli çalışan, geliri eline geçmeden yapılan kesintilerin ardından tüketim harcamalarında da vergi ödüyor. Dar gelirlinin bütçesinin büyük bölümünü zorunlu ihtiyaçlara ayırması, bu yükün geçim üzerindeki etkisini artırıyor.

Burada sorulması gereken soru açık:

Vergi sistemimiz, az kazananla çok kazanan arasındaki farkı ne kadar gözetiyor?

Ücretlilerin vergi dilimleri nedeniyle yıl içinde uğradığı gelir kayıpları, temel ihtiyaçlar üzerindeki vergi yükü ve kayıt dışılık birlikte ele alınmalıdır.

Çünkü adalet, işçinin bordrosunda, emeklinin aylığında ve vatandaşın pazar filesinde de karşılık bulmalıdır.

İşçinin hakkı, güvenliği ve geleceği
Çalışma hayatında adaletin bir diğer şartı, çalışanların haklarını özgürce arayabilmesidir.

Sendikal örgütlenmenin ve toplu pazarlığın etkili olduğu, işverenle çalışan arasında sağlıklı bir müzakere zemininin kurulduğu düzen, toplumsal barışı da güçlendirir.

Bu nedenle sendikal hakların kâğıt üzerinde kalmaması, güvencesiz istihdamın azaltılması ve iş sağlığı ile güvenliği denetimlerinin etkin biçimde yapılması gerekiyor.

Hiç kimse ekmeğini kazanırken hayatını kaybetmemelidir.

İş güvenliği, maliyet hesabına indirgenemez.

Her çalışanın akşam evine sağ salim dönebilmesi, çalışma hayatının vazgeçilmez şartıdır.

Gençlerin eğitimlerine uygun, güvenceli işlere ulaşabilmesi; kadınların bakım sorumlulukları nedeniyle çalışma hayatından kopmaması da aynı anlayışın parçasıdır.

Emeğin karşılığını bulduğu bir düzen, ücret kadar güvenceyi, fırsat eşitliğini ve geleceğe güvenle bakabilmeyi de kapsar.

Siyasetin sınavı: Sözü hayata geçirmek
Çalıştayda gündeme getirilen sorunların çözümü, yalnızca bir siyasi partinin sorumluluğunda değildir.

İktidarın, muhalefetin, sendikaların, işverenlerin ve ilgili meslek kuruluşlarının üstlenmesi gereken görevler vardır.

Muhalefet, eleştirilerini uygulanabilir önerilerle tamamlamalı; iktidar, vatandaşın beklentilerine somut politikalarla cevap vermelidir.

Bu noktada çalıştayın ardından şu soruların takipçisi olmak gerekir:

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?

error: Bu yazı kopyalanamaz