
Altın piyasasında son günlerde yaşanan tarihi dalgalanma, Kapalı Çarşı’da dengeleri altüst etti. Ons altının 4.045 dolara ulaşmasıyla birlikte gram altının alım-satım farkı 500 TL’yi buldu. Talep patlaması nedeniyle bazı kuyumcular satış yapmayı durdurdu.
Yarım Asır Sonra İlk Kez
1974’ten bu yana görülmeyen bir tablo yaşanıyor. Altın ve para piyasaları uzmanı Mehmet Ali Yıldırımtürk, “Esnaf sattığı altını yerine koyamıyor, müşteri kapıdan çıkar çıkmaz kâr ediyor. 51 yıldır böyle bir piyasa hareketi görmedim.” dedi.
Küresel Fırtına, Yerel Etki
Son bir haftada ons altın yüzde 12, yılbaşından bu yana ise yüzde 55 değer kazandı. Bu artış, 1979’dan beri görülen en güçlü yükseliş olarak kayıtlara geçti. İç piyasada gram altın 5.500 TL civarında işlem görürken, satış fiyatları 5.800–5.900 TL bandına çıktı.
Uzmanlara göre bu farkın temel nedeni, Türkiye’de altına olan “bağımsız” talep artışı. Vatandaşın güvenli liman olarak altına yönelmesi, arzın yetersiz kalmasına yol açtı.
Arz Sıkıştı, Fiyatlar Uçtu
Ekonomik kaynaklara göre, İstanbul Altın Rafinerisi’ndeki geçici üretim duraksaması ve süren soruşturma süreci piyasada arzı daralttı. 2023’te getirilen ithalat kotası da altın akışını sınırlayarak fiyatların kontrolden çıkmasına neden oldu.
Altın 10 Bin Doları Görebilir Mi?
Yıldırımtürk, merkez bankalarının dolardan uzaklaşarak altına yönelmesinin yeni bir dönemi başlatabileceğini vurguladı:
“Ülkeler ticarette takas yöntemine dönüyor. Paranın değil, emtianın değer kazandığı bir sistem oluşursa altın 10 bin dolara kadar çıkabilir.”
Gümüşte Fırsat Sessizliği
Altındaki rekorların aksine, gümüşte hareket sınırlı. Geçen hafta 81 kilo gümüş 1 kilo altına denk gelirken, bu hafta oran 86 kiloya çıktı. Uzmanlar, sanayi talebinin artmasıyla gümüşün orta vadede yeniden değer kazanabileceğini belirtiyor.
Altın tarih yazarken, Kapalı Çarşı’da tabelalar “satış yok” yazmaya başladı. 51 yıl sonra gelen bu duraksama, piyasanın kırılgan dengesinin en çarpıcı göstergesi oldu.







